TCMB ENFLASYON RAPORUNDA GÜNCELLEMELER

TCMB, yılın üçüncü enflasyon raporunda önemli güncellemelere gitti. Nisan enflasyon raporuna göre 2018 yıl sonu enflasyonu 5 puan yukarı yönlü güncellenerek yüzde 13,4 olarak gerçekleşeceği (70 olasılıkla, 2018 yılı sonunda yüzde 12,5 ile yüzde 14,3 aralığında, orta noktası yüzde 13,4); 2019 yıl sonu enflasyon yüzde 6,5’ten yüzde
9,3’e yükseltilerek (yüzde 7,6 ile yüzde 11,0 aralığında, orta noktası yüzde 9,3) tahmininde bulundu. Enflasyonun 2020 yılsonunda yüzde 6,7’ye (yüzde 4,8 ile yüzde 8,6 aralığında, orta noktası yüzde 6,7) geriledikten sonra orta vadede 5 düzeyinde istikrar kazanacağı öngörüldü.

enflasyon_ve_cikti_acigi_tahminleri

TCMB VE BDDK’DAN TL VE DÖVİZ LİKİDİTESİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

TCMB, finansal istikrarın desteklenmesi, TL ve döviz likidite yönetimin güçlendirilmesi amacıyla TL likiditesinde, teminat kısıtlarını gevşeterek ve yeni araçlar tesis ederek bankaların likiditeye erişimini kolaylaştırdı. Döviz likiditesi için, bir haftaya ilaveten bir ay vadeli depo imkânı sağlanırken gerektiğinde limitlerin artırılabileceği belirtildi. Bankaların kendi aralarında döviz borçlanması yapabilmeleri için TCMB aracılık faaliyetini üstlendi. TL zorunlu karşılık oranları tüm vadelerde 250 baz puan, yabancı para zorunlu karşılıklarda ise 1-3 yıl vadede 400 baz puan indirildi. Zorunlu karşılık düzenlemesiyle finansal sisteme 10 milyar TL, 6 milyar dolar ve 3 milyar dolarlık altın likiditesi sağlandı.

Ayrıca TCMB, haftalık vadede yüzde 17,75’ten repo ihalesi açmazken, TL karşılığı döviz depo ihalesindeki, döviz depo faizini de yüzde 19,25’e yükseltti. Böylece TCMB, faiz koridorunun içinde kalarak fonlama maliyetinin yüzde 17,75’ten yüzde 19,25’e doğru yükselmesinin yolunu açarken, 150 baz puanlık örtülü parasal sıkılaştırma yapmış oldu. TCMB, kur kaynaklı enflasyonist baskıları hafifletmeye çalışırken, 13 Eylül’de ki Para Politikası Kurulu toplantısında ek bir sıkılaştırma yapabileceğinin de sinyalini verdi.

BDDK, yurtdışıyla yapılan SWAP işlemlerine, sınırlama getirerek, yurtdışındaki TL likiditesini azaltmayı ve spekülatif döviz talebini sınırlamayı amaçlayan bir adım attı. Daha sonra BDDK, yeni düzenlemeye giderek daha önce yüzde 50 olarak açıkladığı bankaların swap işlemler toplamının bankaların yasal öz kaynak toplamının yüzde 25’i olarak revize etti.

GÜVEN ENDEKSLERİ

Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) Ağustos’ta bir önceki aya göre yüzde 6,1, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,9 azalışla 96,4’e gerilerken 2014 yılının Ocak ayından sonra ki en düşük değerini aldı. Mevsim etkisinden arındırılmış RKGE ise aylıkta yüzde 5,1, yıllıkta ise yüzde 12,6 azalışla 96,3 oldu. Böylece Ekim 2009’da görülen 96,4 değerinin altına gelinmiş oldu.

Tüketici Güven Endeksi Ağustos’ta bir önceki aya göre yüzde 6,5 geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,0 azalarak 68,3 değerini aldı. Tüketici güven endeksini oluşturan alt endekslere baktığımızda gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde 7,0 azalış gösterirken, genel ekonomik durum beklentisinin de 96,3 değerinden 88,3’e gerilediğini görmekteyiz. İşsiz sayısı beklentisinde artış olurken, tasarruf etme ihtimali de yüzde 6,6 azalış kaydetmiş bulunmakta.

Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi bir önceki aya göre Ağustos’ta yüzde 4,2 oranında azalarak 88 değerinde, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 4 oranında azalarak 93,4 değerine ve inşaat sektörü endeksi yüzde 10,7 oranında azalarak 68,8 değerine geriledi.

Ekonomik güven endeksi Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 9 oranında azalarak 92,2 değerinden 83,9 değerine düştü. Ekonomik güven endeksinde ki düşüş, tüketici, reel kesim ( imalat sanayi ), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerinde ki düşüşlerden kaynaklandı.

ekonomik_guven_endeksleri

 

SANAYİ SEKTÖRÜ

Sanayi üretimi endeksi beklentilerin altında kalarak Haziran ayında yıllıkta arındırılmamış seride yüzde 2,9, takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış seride yüzde 3,2 artış gösterdi. Beklentiler takvim etkisinden arındırılmış seride yüzde 5,0, arındırılmamış veride yüzde 5,4 artış olacağı yönündeydi. Bir önceki çeyrekte yüzde 9,9 olan takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi artış hızının bu çeyrekte yüzde 5,3’e gerilediğini görmekteyiz. Haziran ayında takvim etkisinden arındırılmış endekste dayanıklı tüketim ve sermaye malı grubu hariç diğer alt gruplar artış gösterirken en büyük artış yüzde 6,8 ile bir önceki ay olduğu gibi dayanıksız tüketim malları grubunda oldu. Onu yüzde 4,7 artış ile enerji grubu takip etti.

Ağustos ayı Kapasite Kullanım Oranı ( KKO ) bir önceki aya göre yüzde 0,7 puan ararken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,0 puan azalarak yüzde 77,8 değerini aldı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO da aylık bazda 0,7 yüzde puan artarken, yıllık bazda 0,5 yüzde puan azalarak yüzde 77,6 olarak gerçekleşti.

sanayi_uretimine_katkilar

devamı gelecek….

Please follow and like us: