Ana Sayfa Blog Sayfa 19

Natural Stone Cnr Expo 2015

0
natural stone cnr expo 2015

4-7 Kasım 2015 tarihlerinde düzenlenmiş olan İstanbul Cnr Fuar Merkezinde ki Doğaltaş ve Teknolojileri fuarına Toksel Makina olarak katılım sağladık. Fuarın ikinci günü ilk gününe göre, üçüncü günü ise ikinci gününe, dördüncü günü ise üçüncü gününe göre daha verimli geçti diyebilirim. 11. si düzenlenen bir fuara göre ise katılımcı firmanın oldukça düşük olduğunu gözlemledim. Makineciler kadar, doğaltaşçılar, doğaltaşçılar kadar da makineci vardı fuarda…

Ufak tefek detaylar dışında fuar genel anlamda stabil geçti. Atatürk havalimanına olan yakınlığından dolayı bir avantaja sahip olmasına rağmen ziyaretçi noktasında beklentilerin altında bir fuar yaşandı. Çin’in Shuitou kasabasında şuan düzenleniyor olan (8-11 Kasım 2015) Stone Fair ile ülkemizde ki fuarın da birbirine yakın tarihlere denk gelmesi de ayrı bir talihsizlik. Bu stratejik bir hata mıdır yoksa planlanmış bir hareket midir yorumlarınıza bırakıyorum fakat İstanbul Natural Stone Fuarını olumsuz etkilediği apaçık bir gerçektir.

Cnr ekibinin ve pozitif fuarcılığın hizmet noktasında ki anlayışlı yaklaşımları ve güleryüzlü personellerini es geçmemek gerekli. Fuar içerisinde ki organizasyondan sorumlu ekipler ellerinden gelen tüm iyimserliği bizlere gösterdiler. Bu detaylar fuar günlerinde katılımcıların nezdinde önemli diziler. Fuar katılımcı sayısı, ziyaretçi sayısı ne kadar az da olsa söz konusu personel ve yönetim, katılımcıları memnun edebilme noktasında ellerinden geleni ortaya koydular diyebilirim. Hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek gerekiyor.

Mütevazi bir stand ile katılım sağladığımız İstanbul Doğaltaş ve Teknolojileri fuarında yaklaşık 45 metrekare bir alan içerisinde misafirlerimizi ağırladık. Toksel Makina’nın sektöründe uluslararası boyuttaki tanınmışlığı ve taklitleriyle desteklenmiş başarıları neticesinde özellikle standımızı ziyaret gayesiyle dünyanın farklı bölgelerinden görüşmelere gelen misafirlerimizle tanışmanın ayrıcalığı anlatılmaya değer. Misafirlerinizin menşeinin bu noktada hiçbir önemi yok. Önemli olan onların size duyduğu güven ve sizden önce yaşadıkları hayal kırıklıklarına sunabildiğiniz mantıklı çözümler. Samimiyeti, içtenliği bizler kadar diğer dünya toplumları da heyacanla karşılıyorlar. Onlarla oturduğumuz masada 40 yılı aşkın tüm birikimimizi seriyoruz, önlerine. Misafirlerimiz belirli bir süreden sonra kendilerini kendilerinden çok daha iyi tanıyan bir Türk firmasıyla teşrik-i mesai yapmış olmanın muazzam hazzıyla vedalaşıyorlar bizlerle.

IMG_20151106_160023

Fuar farklı makine gruplarıyla makinecilere, farklı ürünleriyle doğaltaş üreticilerine ve sektörel bazda her birinin kendi alanında teknoloji liderliği yaptığı bizim gibi sayılı birkaç firmaya ev sahipliği yaptı. Bunların yanı sıra özellikle asya ülkelerinden ziyaretçi sayısı diğer bölgelere nazaran daha fazlaydı diyebilirim. Ziyaretçilerimiz standımızda türk lokumu ve türk kahvesi eşliğinde doğaltaş teknolojileri ve çözümleriyle sunduğumuz teknik sunumların tadıyla memnuniyetin zirvesine ulaştılar.

Yaptığınız iş ile herhangi bir fuarda aranan firma olmak ya da gelen misafirlerinizi yaptığınız ve yapabileceğiniz çalışmalarla etkileyebilmek çok büyük bir farkındalık. Onlarla ticaret yapmaktan ziyade misafirlerinizin çözüm ortağı olma konularında hevesli olabilecek firmasal kapasiteye sahip olabilmeniz ve bunu karşı tarafa aynı sıcaklıkta sunabilmeniz önemli olan. Misafiriniz masanızdan memnuniyetle kalktığı vakit yatırımıyla alakalı kafasında ki tüm sorulara cevap bulabilmiş olmalı. Misafirlerimizi etkilemekten kastım bu. Misafirleriyle etkileşim noktasında Toksel Makina sektörde güçlü alanlar elde etmiş durumda.

Toparlamak gerekirse, fuarın ileri ki senelerde firmasal ve ziyaretçi boyutunda zenginleşeceğini diğer katılımcılar gibi umut ediyorum. Eğer bir doğaltaş fuarı olacaksa uluslararası camiada en iyisi İstanbul da olmalı diye düşünüyorum ki daha özverili ve planlı çalışmalarla kesinlikle olabilecek kapasiteye sahip bir şehir İstanbul.

Yalnızca çok daha özverili, çok daha itina ile davranılması gerek…

Milli Gururumuz YERLİ OTOMOBİL(Prototip) Görücüye Çıktı

0
tübitak yerli oto 2015

Bir babayiğit aradığı ülkemiz, onca babayiğit arasından bir babayiğit çıkaramadı!

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık yerli aracı tüm kamuoyuna ve dünyaya duyurdu.

Aracın portatif hali tüm dünyaya duyuruldu. Tabiki bunu fırsat bilen ve eli olan beyler, bayanlar yazmaya, çizmeye ve “karalamaya” başladılar. Hatta çok yakınımda bu tarz projelerle ilgilenen bazı genç arkadaşlar dahi bu projeyi eleştirme noktasında çok hevesli gibiydiler. Bana öyle geldi !

Aracı cadillacın üretimden kalkmış versiyonuna benzetipte yerden yere vuranlar mı dersiniz. Seçimlere atıfta bulunup çalışmayı eleştiren mi…

Buradan tüm eleştiri tutkunlarına seslenmek istiyorum. Öncelikle bu projenin milli bir proje olduğunu göz önünde bulundurarak yapıcı eleştiride bulunmaları önemli.

Şu aşamada aracın henüz prototip tasarımı kamuoyuyla paylaşıldı. Prototip demek aracın a dan z ye işlevsel ve görsel olarak tüm aşamalarında sona gelindi demek anlamına gelmiyor. Bunu bilmemiz ve bilinçli olmamız gerekli.

Aracın 3 prototipi sunuldu. Yerli otomobil 3 farklı motor teknolojisi ile geliştiriliyor : Elektrikli araç, Menzili uzatılmış elektrikli araç ve Konvansiyonel araç”. 

Sayın Bakan 2016’da her türlü arazi şartında deneyecekleri 30-40 araç üretmeyi, 2019 sonuna kadar da Türkiye’de bunun seri üretimini başlatmayı hedeflediklerini bildirdi.

Prototipten kasıt aracın şuan için elle tutulur en ilkel modelinin ortaya konması anlamına geliyor.

İleriki dönemlerde aracın mock up tasarımı da bizlerle paylaşılacak. Bu tasarım halinde aracın body görüntüleri endüstriyel ve estetik manada üzerinde kafa yorulmuş şekli ile bize sunulacak. İşte bu evrede biz görsele önem veren arkadaşlar şu yorumu yapabileceğiz: güzel bir design olmuş, özgün bir tasarım olmuş vs…

Ama aracın özellikle konsol tasarımı ve dış görsel tasarımı hakkında yorumlarda bulunmak için şuan gerçekten çok erken.

Kendilerini bu piyasadan gören ve bu saha hakkında detaylı bilgisi olduğunu zanneden bazı genç arkadaşlar, bu projede yer alan beyinleri hiç ama hiç tanımadıklarını beyan ederek, bu projenin tutmayacağına yönelik tatlı-kaprisli eleştirilerini devlete karşı yöneltmişler.

Projeyi tübitağın üstlenmesinin güzel bir adım olduğu kanaatindeyim. Nitekim devletin bu noktada bir çok sivil gruba, üniversite topluluklarına ve gönüllülere fırsat verdiğini yakından takip eden ve bilen bir arkadaşınızım. Buradan şu sonuç ortaya çıkıyor: Söz konusu projeler arasında demek ki devleti tatmin edecek bir çalışma şuana kadar net bir biçimde ortaya konulamadı. Ortaya konulan projeler ve şuan milli olarak tanıtıma giremeyen projeler bu noktada emeklerinin karşılığını alabilmeleri için özveri noktasında çok daha emek harcamalılar.

Ama inançlarını kaybetmemeliler. Zira ülkemiz tek bir yerli markayla yetinemeyecek kadar büyük iç ve dış pazar potansiyeline sahip. Kanaatim çalışmalarına her zamankinden daha fazla sarılmalılar!

En başta söylediğim gibi tek sıkıntılı nokta babayiğit konusu. Tübitak bu projenin ar-ge ayağı. Sonuç itibariyle halen daha bir babayiğit bu proje için gerekli. Belki milli projeler üretmek için uğraş veren ve bu vatana hizmet etme sevdasıyla tutuşan genç arkadaşlar, bu noktada bu projeye destek olabilir.

Yazımın sonunda Bakan Işık’ın proje ile alakalı sözleri bulunuyor. İlgilenmenizi öneririm.

Vatanımıza hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyor, projenin prototip noktasından öteye geçmesini arzuluyorum.

Vesselam…

Yerli Otomobil Ne Zaman Piyasaya Çıkacak ?

Işık şöyle konuştu:

“Bir aksilik olmazsa, Türkiye’nin istikrar yönünde bir problemi olmazsa, projeyi programladığımız şekilde sürdürürsek inanıyoruz ki 2020 yılında artık insanlarımızın tercihine bir Türk markasını da sunmuş olacağız.”

Nerede ve Kim Tarafından Üretilecek ?  

Bakan Işık, “Babayiğit ortaya çıktıktan sonra nerede üreteceğimize birlikte karar veririz, hatta onun tercihine bırakırız. Sonuçta bir kişi riski üstleniyorsa tercihi ona bırakmak gerek. Ama tüm Ar-Ge’nin Gebze’deki TÜBİTAK tesislerinde başladığını söylemek lazım” dedi.

Antik İspanya Mimarisinden Granit Aydınlatmaya

0
MIKA-350-GEARWHEEL-andre-simon-astudio

Kuzey İspanya’nın antik Galicia mimarisini yeniden yorumlayarak, İspanyol AStudio “Mika350” yi tasarladı. Yekpare granitten üretilen Mika350, köklerini M.Ö. 6. yüzyılda bölgede inşaa edilen Kelt savunma yapılarında buluyor. Kayalardan inşaa edilen dairesel duvarlar, bu yapılarda hasır ve kamıştan konik bir çatı ile sonlanıyor.

Bu yapı anlayışını aydınlatma sistemine uyarlayan tasarımcılar, ince bir ahşabın örttüğü cilalı granitten sarkıt aydınlatma olarak Mika350’ yi ürettiler.

El işçiliği ile üretilen aydınlatmalarda, kullanım sırasında ampulün ısınarak taşa zarar vermesini önleyecek bir de havalandırma sistemi bulunuyor. Mika350’ nin, farklı ağaçlar kullanılarak üretilmiş beş farklı versiyonu bulunuyor.

design_mika_granite

The Spanish AStudio crafted “Mika350”, reinterpreting Northern Spain’s ancient Galician architecture. Mika350 made of monoblock granite has its roots in the Celtic defence structures built in the region in 6th century B.C. In these buildings, the circular walls made of rocks terminate in a conical roof of straw. The designer applying this construction concept to a lighting system crafted mica as a pendant lamp out of polished püre granite.

The handmade lamps include a ventilation system to prevent it to damage the stone when heated. Mika350 has five different versions crafted using different Stones.

Mika350_design

Kaynak/Source: Natura Dergi EYLÜL-EKİM 2015 Sayısı / www.naturadergi.com

Warning! Bu sitedeki herhangi bir içerik tamamen Business.Blog by sametsahin.com.tr ‘ ye aittir. www.sametsahin.com.tr bağlantısını aktif link olarak kaynak göstermek şartı ile copy+paste yapabilirsiniz. Site içeriği DMCA® tarafından tescillendi ve korunmaktadır. Aktif link şeklinde kaynak göstermeden alıntı yapmak etik yayın kuralları ile bağdaşmamakla birlikte ilgililer hakkında “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında” suç duyurusunda bulunulacaktır.

Canon 7D’yi Termitler İstila Etti

1
DSC_1091

Vahşi Yaşam fotoğrafçısı Jeff Cremer, Peru’da Amazon ormanlarında özel DSLR fotokapanı kurdu. Amacı ise ormanda gezinen ve nadir görülen bazı hayvanların fotoğaflarını çekmekti, fakat daha fazlasına şahit oldu ve makinesinin başına tekrar geldiğinde termit istilasına uğradığını gördü.

Cremer fotokapan tuzağı için Canon 7D, kızılötesi tetikleyici ve iki Nikon SB-28 flaş kitini kullanarak bu düzeneği oluşturdu.

cameratrap

infraflash

Düzenek kurulduktan sonra Cremer bir ay boyunca makinenin başından ayrıldı ve makine otomatik çekmeye başladı. Kontrol için geldiğinde ise makinenin termit istilasına uğradığını ve böceklerin yuva yapmaya çalıştığını görünce şok oldu.

DSC_1100 DSC_1099 DSC_1097 DSC_1095 DSC_1091

”Durum o kadar kötüydü ki termitler hafıza kartını bile yemeğe başlamışlardı”

DSC_1096

Termitlerin saldırısına Canon dahil hiçbir makine dayanamıyor. Neyse ki hafıza kartı hasar görmeden içerisindeki verilere ulaştılar. İşte o çekimlerden bazıları. Nadir görülebilecek bazı hayvanların yakından fotoğrafları sizlerle.

1431901833549873808 1431901833666904464 Giant-Armidillo-1 margay3 Margay-small Mommy-Tapir Puma2 Puma-3

Kaynak: fotografium

Doğaltaşdan Kâğıt Olur mu?

0
doğaltaş ve kağıt

Dünyada ezber bozacak ve ülkemizde de ciddi sahalar oluşturacak, israfı önleyecek yeni bir buluş. Çiçeği burnunda olan bu üretim yöntemi kimin fikriydi bilemiyorum. Gerçek olan şu ki; taştan kâğıt üretimi son yılların en muazzam fikirlerinden biri.

Aklıma ilk gelen yontma taş devri olarak bildiğimiz “Paleolitik Çağ” olarak bilinen eski taş çağı. Başlangıcı 2 milyon yıl öncesine kadar dayanıyor. O dönemlerde insanlar taşı şekillendirerek duygu ve düşüncelerini ifade ediyorlarmış. Günümüzde o dönemin insanlarını anlama yolunda bir adım daha atmış olduğumuzu görmek insanı düşündürüyor. Ancak günümüzde…

taştan kağıt imalatı

Mübalağa yapmıyorum, taştan kağıt üretimi söylediğimiz gibi hakikaten taştan oluyor. Ocaklardan toplanan doğaltaş artıkları öğütülerek toz haline getiriliyor. Elde edilen atık kireç taşının reçine ile homojen karışımı neticesinde su geçirmez, çevre dostu, az maliyetli kağıt elde ediliyor. Üretimin artık taştan yapılmasından dolayı ekonomimizde de oluşmuş gider kalemlerinde eksilme de söz konusu…

kireç taşı

Üretilen bu kağıt, güneşin etkisiyle bile doğayla tekrar bütünleşebilecek özellikte. Bu özelliği, doğaltaşlardan elde edilen kağıdın, geleneksel kağıtlara nazaran daha çevreci olduğunun bir kanıtı.

Avantajlarından biri de sağlamlığı; Tamamen doğal olarak üretilen bu kağıt geleneksel kağıtlara nazaran yırtılmaya karşı daha dirençli.

Üretim sürecinde kullanılan reçine tamamen sağlığa zararsız ve toksik içermeyen özellikte. İlave etmem gerekli olan çok önemli diğer bir husus ise doğaltaştan kağıt üretiminde su kullanımı yok!

Ormanlarımız ve su kaynaklarımız böylelikle korunmuş olacak. Yükün çoğu tüketicilerin omuzlarında… Taştan yapılan kağıtlardan oluşmuş defterleri kullanmaya başlamalılar. Geleneksel kağıt hem doğaya ve hem de insan sağlığına zarar veren bir gereç.

Yaşam standartlarımızın yükselmesi için bir çözüm: doğaltaştan üretilen kağıtları kullanmak!

Mermerde Teknolojik Değişmeler

0
Koyu Mavi Emparador Mermer
Mermerde Teknolojik Değişmeler

Teknolojide yaşanan ilerlemeler doğaltaş işletmeleri konusunda da önemli imkanları üreticilerin hizmetine sunuyor. Yeni üretilen mermer makineleri, cnc tezgahlar ve taş kesme makineleri daha önce yapılmayan üretimlere imkan sağlıyor. Uzun yıllardır mermer işleme konusunda faaliyet gösteren Natur firması üretime soktuğu yeni makinelerle farklı mermer işçilikleri ortaya koyuyor. Natur firmasının sahibi Harun tokman ile mermer işleme yöntemleri konusunda konuştuk:

Teknolojik gelişmeler mermer işleme konusunda da çok farklı açılımlar sağladı. Bize bu yönüyle yaptığınız işi anlatır mısınız?

Natur Maden olarak mermer işlemede teknolojiyi oldukça yoğun bir şekilde kullanmaktayız. Fabrikamızda 2 adet 7 eksen robot , 1 adet 6 eksen Tel Kesme , 2 Adet 3 eksen CNC , 1 adet 4 eksen Köprü Kesme ve 1 adet 5 Eksen Waterjet ve CNC Tornalar gibi en son teknoloji makineler kullanıyoruz. Bu makineler ile Heykel, büst, Korint ile İyon başlıklar, rölyefler, 3D duvar kaplamaları, kolon kaplamaları, kolonlar ve daha birçok ürün yapabilmekteyiz. Firma olarak teknolojiyi çok yakından takip ediyor ve yatırımlarımızı bu şekilde planlıyoruz ve bu yatırımların neticesinde projelere hatasız ve zamanında imalatlar yapabiliyoruz. Teknolojiyi yakından takip etmek ve bu makineleri kullanabiliyor olmak bizi her zaman bir adım önde tutuyor.

Hangi projelerde çalışmalarda bulundunuz?
Yurtiçinde ve yurtdışında birçok projeye özel imalatlar yaptık ve yapıyoruz. Bunlardan bazılarını sayarsak Bakü’de Eurovision şarkı yarışmasının yapıldığı alanda çok özel imalatlar yaptık, Melbourne Sheraton Otel için 3 boyutlu duvar kaplamaları, Bakü Olimpiyat Stadı VIP bölümlerine özel uygulamalar ve en son Antalya Belek’te yapılmakta olan ülkemizin en büyük otellerden birisinin SPA bölümlerine ve restoran bölümlerine özel imalatlar yaptık.

Mimari açıdan mermer işçiliğine önemli bir açılım getiriyorsunuz. Bu konuda mimarlara ne gibi tavsiyeleriniz olur?

Evet, çok doğru bu söylediğiniz. Ancak ülkemizde maalesef henüz mimarlarımız projelerde doğal taşı ve mermeri çok fazla kullanmıyorlar ve hatta birçoğu tanımıyor belki bunda sektörümüzün de bir tanıtım hatası var. Tabi bunun yanında mermeri ve doğal taşı çok güzel kullanan mimarlarımız da var fakat bu sayıyı daha arttırmamız gerekiyor. Belki bunun için sempozyumlar ve fuarlar da daha etkin tanıtımlar yapılması gerekiyor. Mimarlarımıza ülkemizde mermer ve doğal taş isleme tekniklerinin çok ilerlediğini artık bu konu da İtalya ile yarışabilecek düzeyde olduğumuzu ve birçok alanda onlardan daha iyi olduğumuzu söylemek isterim. Ayrıca sunu da söylememiz gerekir mermer ve doğal taş çeşitliliği ve kalitesi açısından ülkemiz dünya da çok önemli bir konum da o yüzden projelerde yabancı taslar yerine kendi taşlarımızın tercih edilmesi hem tanıtım acısından hem de ekonomik açıdan daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

İmib Desteği İle Ziçevli Çocukların Mozaik Dünyası

0
imib ziçev mozaik

Türkiye Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV), Antalya’da yapılan Mermer, Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı’nın konuğuydu. Fuara, ZİÇEV’li Çocukların Mozaik Dünyası konseptiyle katılan vakıf temsilcileri, burada zihinsel engelli çocuklarımızın mozaikten oluşturduğu eserleri tanıttı.
Zihinsel Engelli Çocukların rehabilitasyonunda bir yöntem olarak kullanılan doğal taş mozaiklerin önemini vurgulayan vakıf yöneticileri, bu sayede hem çocukların becerilerinin arttığını, hem de ortaya farklı çalışmaların çıktığını belirttiler.

ZİÇEV standını ziyaret eden İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu ve beraberindeki heyet, yapılanları tek tek inceleyerek, çocuklardan yarattıkları eserlerle ilgili bilgi aldı. Doğal taş sektörünün bu tarz çalışmaların her zaman yanında olduğunu söyleyen Kahyaoğlu, “Bundan sonra da vakfımıza katkılarımız devam edecek,” dedi.

Enjoy this blog? Please spread the word :)

RSS
Follow by Email2k
INSTAGRAM