Macar Papazının Bereketi: Armutluyu Keşfeden Adam

Armutlu ve civarının nasıl popüler olduğunu anlatan bu yazı tamamen yaşayan efsane Nadir Abi’ nin anekdotlarını ve anılarını içermektedir. Kendisi ile birçok anıyı gün yüzüne çıkartarak, tüm bunların internet aleminde indeks almasında faydalı olabilirsem ne mutlu bana.

sami_sucu_sarkuysan
Resim.1.Sami Sucu

Bu yazının kaleme alınma hikayesi aslında şu şekilde: Nadir abi ile birlikte işe gidip gelirken Sarkuysan A.Ş. firmasının önünden geçiyorduk. Sarkuysan’ın anlamının ne olduğunu biliyor musun dedi ve anlatmaya başladı. “Sarraf ve kuyumcular sanayi” dedi. Sahiplerinden olan Ermeni vatandaşı Sami Sucu abisinin ne kadar ileri görüşlü olduğunu anlattı. Bakır işlemesi yaptığını bildiğim fabrikanın kuyumculukla ilgisini merak ederken, konu kapalı çarşıda ki ramatçılara geldi. Nadir abi anlatmaya başladı fakat kapalı çarşı, sarkuysan, ramatçılık konularına başka bir yazımda değineceğimi bilmenizi isterim. Bu yazımızda Sn. Nadir Aykal’ın Sarkuysan’ın kurucularından Sami Sucu abisi ile yaşadığı anıları ve hayatının bir dönemine ait anekdotlarını yazmış bulunmaktayım. İyi okumalar…

George Nadir Aykal üniversite eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde 1970 li yılların ortalarında tamamlamıştır.

1979 yılında sevdiği kadın ile hayatını birleştiren Sn. Aykal, uzun bir dönem Suadiye Caddebostanda bulunan, dış ticaret ofisinde, bir çok yerli ürünün ihracatında öncü olmakla paralel, buna bağlı olarak çevresinde de ticaretin babası olarak bilinmektedir.

İşte o dönemlerden tanıdığı Sami Sucu, Peder Vendel, Cemil Tahincioğlu, Özkök ailesi ( Midas Kuyumculuk ), Ariş ve Zen Kuyumculuk ailelerinin de hikayemizde yer aldığını belirtmekte fayda görüyorum.

Sn. Aykal birçok anekdotunun içerisinde Sami Sucu abi ile ilgili olanı anlatırken dahada çok sevinçle doluyor gibiydi.

Nadir Aykal’ın dilinden: “1980 lerden vefatına kadar Sami Sucu abi ile münasebetimiz hep oldu. Sami abinin evi ile yazıhanem Caddebostanda karşı karşıyaydı. Sami abi son model Citroen marka aracı ile gelir, araçtan inmeden şoförü aracının kapısını açar ve aracından inen Sami abi bana selam vermeden de evine çıkmazdı. Er Motel de Sami abi ve ailesi ile birçok anımız var. Tatilimiz boyunca hep kulübelerin dışında yer alan müşterek lavaboyu ve tuvaleti kullanmıştık” dedi.

Sn. Nadir Aykal ve Rahmetli (01.03.2009) Sami Sucu’nun bir motelde sıkılaşan dostluğu…Bu yazımda bu dostlukların detaylarını paylaşmayacağım. Amacım söz konusu bu moteli anlatmakta değil. Motelin bulunduğu Armutlu bölgesinin günümüzün popüler tatil beldelerinden olmasına vesile Peder Vendel’in yalnızca güzel bir hareketinden bahsedeceğim.

Armutlu Fıstık Köyünde Bulunan Er Motel

Er Motel Armutlu’ya bağlı Fıstık Köyünde olup, Armutlunun yatakhanesi, yemekli yatakhanesi ve sonrasında da yataklı yemekhaneli moteline dönüşmüş.

O zamanlar dostluklar değil imkanlar kısıtlı. Dostluklarda kesinlikle sınır olmayan bir zamandan ve mekandan bahsediyorum dostlar. İyi okuyunuz❗️ Kent’in sahibi Tahincioğlu ailesinden olmanız motelde müşterek mutfağı kullanmayacağınız anlamına gelmiyor. Tabi ki ortak kullanım alanları çok konforlu olamayabiliyor, fakat yokluğun ve dostluğun bol olduğu o dönemlerde ki lüks hayatın en ulaşılamaz sınırları günümüzün fukaralığı ile kesinlikle boy ölçüşemez. Günümüzde yaşanılan balayı turizminin geldiği seviyeleri görmüyor musunuz* 

“Armutlu’nun Popüler Olmasının Nedeni Macarlı Bir Papaz: Peder Vendel”

Nadir Aykal, Cemil Tahincioğlu, Zen, Midas ailerinin gençliğinde yaşayan Peder Vendel, Beyoğlu’nda ki fakir ailelerin çocukları için bir tatil alanı aramış. Katolik ve Macar asıllı Peder Vendel motorlu bir sandala atlayıp İstanbul’dan Armutlu’ya kadar tüm koyları tek tek dolaşmış ve en sonunda Süleyman Er’e ait olan bir koyu beğenmiştir (Bu taramaya şuan ki İhlas’ın da bulunduğu koy dahil).

Süleyman Er Kimdir?

Süleyman Er o dönemde fıstıklı köyünde yaşayan bir reçber, çiftçi. Peder Vendel söz konusu alanı Süleyman Er’den kiralamak istediğini ve maddi durumu iyi olmayan çocuklara burada her sene tatil yaptıracağını söylüyor. Fikir Süleyman Er’in hoşuna gitmiş ki kiralama hususunda mütabakata varmaları çok uzun sürmemiş. Yeri kiralayan Peder Vendel çocukların konaklaması için gerekli araç gereçleri dostlarından temin etme çalışması içindeyken birden “biz burada çocuklara ne yedirip ne içireceğiz” diye Süleyman Er’e sormuş.

Süleyman Er Mudanya’da domates, biber, soğan, salata ektiği bir bahçesinin olduğunu ve bu bahçede yetişen zerzavat ile çadır alanında kuracağı bir muftakta kendilerine yemek hizmeti de verebileceğini ifade etmiş ♨️. Bunu duyduğuna çok sevinen Peder Vendel çalışmalarına devam ederek Fransızlardan kalma 2. dünya savaşında kullanılan çadır, sedye ve battaniyeleri Süleyman Er’den kiraladığı araziye getirtmiş. Bir dönem çocuklar savaş sırasında yaralıların ve ölülerin taşındığı sedyelerde uyumuşlar. Beyoğlu’nda yaşayan fakir ailelerin çocukları bu durumdan tabi ki çok memnunlar. 

Süleyman Er arazisinde para kazanmaya başladıktan bir zaman sonra çadırların yanına tuğladan bir mekan yapmıştır. Akabinde ise Peder Vendel’ in tavsiyelerine istinaden ilk kez Armutlu’da ki bu koya Nadir Aykal ve Ailesi gelmiştir. Yani Sayın Aykal koyların ilk müşterisi olma ünvanına sahip.

Nadir Aykal Bey’den sonra Tahincioğlu Ailesi, Özkök Ailesi (Midas Kuyumculuk), Ariş Ailesi ve Zen Kuyumculuk gibi aileler de Süleyman Er’in moteline devamlı gelmeye başlamıştır. Daha sonraları ise söz konusu arazilere İhlas gibi firmalar gelerek büyük yapılar inşaa etmiştir.

Nadir Bey o bölgelere ilk inşaatın Metin Akpınar tarafından yapıldığını söylemektedir.

Please follow and like us:
error

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here