Singapur’da, Rusya’da hatta orta seviyenin daha az yoğun olduğu Avrupa’da dahi bakanların, ünlü sanatçıların toplu taşıma araçlarını kullandığı bu yıllarda, tüm dünya toplu taşıma araçlarını kullanmaya insanları özendirmek için ciddi çalışmalar yapmakta. Ülke olarak biz de toplu taşımayı sever gibi görünen ama içten içe nefret eden bir halkız. Zorunluluktan dolayı toplu taşımayı kullanıyoruz. Kimimizin sıkıntısı araç sahibi olmaması, kimimizin ise yüksek yakıt maliyetleri. ABD dahi bizden daha fazla toplu taşıma kullanır bir seviyede…

Bizimde entelektüel bireylerimiz toplu taşıma araçlarını tabi ki tercih ediyor. Burada ki olay tamamen kültür ile ilgili. Bizim kültürümüzde toplu taşımaya binmek ayrıcalıksızlık göstergesidir algısı ne yazık ki tabana yayılmış vaziyettedir.

Ülkemizde az bulunan orta kesim halk ile çok miktarda bulunan gelir seviyesi düşük halk sadece zorunluluğundan dolayı toplu taşıma araçlarına yönelmekteler. Ülke olarak ilk fırsatta toplu taşımayı terk eden bir yapımız var. Bunu ben söylemiyorum uluslararası anket firması olan Kelly Services’in çalışmasına göre 28 ülkenin katıldığı ankette en son sırada ki ülke konumundayız.

Bizler çok agrasif canlılar olmamıza rağmen nedense toplu taşımadan kendimizi soyutlamış bir haldeyiz. Bunun güçlü örneklerinden biri de benim. Üniversiteden sonra neredeyse hiç denecek miktarda dahi toplu taşımayı kullanmadım. İşimin satış ve pazarlama yöneticiliği ve koçluğu olmasından dolayı, işim gereği çok gezerim fakat boş vakitlerimde de gezmeyi fazla sevmiyorum. Benim olayım iş dışında gezecek vaktimin olmaması. Sürekli sahadayım, müşterilerimle yan yanayım. Boş vakitlerimde daha çok blog yazıyorum, blog okuyorum ve teknoloji trendlerini takip ediyorum. Bundan sonra daha sık iş dışı seyahat etmeyi hedeflerim arasına koymuş bulunmaktayım. Ve bunu yaparken de kesinlikle toplu taşımayı tercih edeceğim.

Bizde ki bu bireysel araba kullanım tutkusu öyle bir hal almış ki sabahları ekmek almaya, araba ile gidenleri, hepimiz tanıyoruz. Yürü be kardeşim…in Arabish “Yallah” manasında değil: bu gerçekten “birazcık yürü be kardeşim” anlamında.

Mübarek Kurban bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım ve kurban bayramı 2019’dan sonra ilk işim bir bisiklet almak olacak. Bundan sonra heryere bisikletle gideceğiz. Ve belki de bu iş bloğuma yeni bir solukta getirecek olabilir düşünceleri de an itibari ile kafamda düşünceler ve yüzümde Serdar Kuzuloğlu mimikleri ile şekilleniyor; bu fikir kesinlikle sinsi bir şekilde, beynimde kendisine yer yapıyor.

Marmara Üniversitesi Başıbüyük Yerleşkesine Nasıl Giderim?

8 Ağustos 2019, Perşembe günü Marmara Üniversitesi Başıbüyük Yerleşkesine gitmek üzere yola çıktım. Maksadım Marmaray hattını tecrübe etmek ve olabildiğince tabanvay üzerinde bir yolculuk geçirmekti.

Gebze Teknik Üniversitesi – Fatih Marmaray tren istasyonuna 07:40 da ulaştım. Yeni yapılan birçok istasyonda olduğu gibi Fatih tren istasyonunda da araçları park edebileceğiniz yol kenarı bir yer bulmanız mümkün. Bende aracımı istasyona park ettim ve eskiden mevcut olmayan yürüyen merdivenlerle turnike önüne kadar geldim.

Uzun bir süredir kullanmadığım ve Marmaray’da da ilk defa kullanacağım istanbul kartımı okuttum ki, kumbaramın 5 tl bir bakiyede olduğunu görünce fırsat bu fırsat İstanbul Büyükşehir Belediyesinin online istanbul kart dolum hizmetini denemeye koyuldum (5.70 tl olsa idi en azından giderken doluma gerek kalmayacaktı).

İstanbul Kartıma Kredi / Maaş Kartım İle Nasıl Para Yüklerim?

https://bireysel.istanbulkart.istanbul/tr  web adresinden İstanbul kartıma para yüklemek için üye oldum. Eskiden olmayan bir uygulama ve sistem olan (eskilerden kastım 10 sene evvelinden bahsediyorum, 10 senedir toplu taşımayı bilinçli olarak kullanmıyorum ne kadar acı…) istanbul kart bireysel yönetim panelini görünce gerçekten hoşuma gitti. Çok sade ve net bir şekilde tasarlanmış bir arayüz bu. İstanbul kartınıza rahatlıkla TL yükleyebiliyorsunuz. Ve kartınıza fotoğrafınız dahil tüm kişisel bilgilerinizi girebiliyorsunuz.

Neyse fazla abartmadan devam edelim. İstanbul kartıma bakiye yükledikten sonra okuttum ve gelen ilk marmaray aracına bindim.

Marmaray trenine biner binmez şöyle bir süzdüm ve 10 sene öncesinden birşeyler aradım. İnsanlarından başka herşey değişik. Vagonlar arası bölümler yok, körüklü otobüsler gibi dizayn edilmiş tren ile yolculuğumuz başladı. Tren gerçekten beklentilerimi karşıladı. Daha iyi olabilirdi fakat eski banliyö trenleri ile kıyas kabul edilmeyecek derecede iyi olduğu tartışmasız bir gerçek. Her durakta durak adını türkçe ve ingilizce anons eden sesli ve görüntülü ikaz sistemi mevcut. Ayrıca ekranlardan vatandaşlara ve turistlere bazı bilgilendirmelerde de bulunulmakta. Sanırım 10 sene öncesine göre değişmeyen tek şey, durak isimlerini gösteren plakalar. Gebze ile halkalı arasında ki tüm durakları görebiliyorsunuz. Bende il dışı yapan arkadaşlarım için Gebze ve Halkalı arası tüm Yüksek Hızlı Tren istasyonlarını buraya iliştirdim, buyurunuz…

Yüksek Hızlı Tren YHT durakları; Gebze, Pendik, Bostancı, Söğütlüçeşme, Bakırköy, Halkalı

Birkaç foto çekmek ve burada paylaşmak isterdim fakat fotoğraf ve video çekimi için özel izin almanız gerekiyor uyarıları trende devamlı geçmekte. Açıkçası neden böyle olduğu ile ilgili kendimi tatmin edici bir fikir bulamadım.

08:10 da bindiğim trenden 09:05 de idealtepe durağında indim. Amacım Marmara üniversitesi diş hekimliği fakültesine en yakın olan İdealtepe’de inip bir şekilde hastaneye ulaşmaktı. Yürümek istiyordum ve kahvaltı yapmamıştım. Yürünecek mesafe yaklaşık 3,5 kilometre kadardı…Ve ben de yürüdüm.

Küçülyalı E-5 yoluna kadar sakin, gögeli, kendi iç sesime de kulak vererek geçirdiğim bir yolculuk yaptım. Yolda A101’e girerek kilosu 8 tl den 1 tl’ye 1 yeşil elma aldım. Ve yanına da 1 su alarak devam ettim (Kilogramı 8 tl olan bir elmanın tanesine 1 tl ödüyorsanız, 1 kilogramda kaç adet elma vardır ve bu elmanın rengi nedir? Cevaplarınızı bekliyorum 😀 ).

Trafik, toz, gürültü ile birlikte E-5 ‘ e geldiğinizi anlıyorsunuz ve ister istemez bir miktar stres olabiliyorsunuz ve yolculuğunuz bir zamandan sonra işkenceye dönüşebiliyor. E.Umudani hakkında fazla bir bilgim olmasa da şu sözü söylediği iddia ediliyor ve çok güzel bir sözdür; “Hayat insanı yormaz, insanı insanlar yorar.” Bence de aynen öyle…

Bir miktar yürüdükten sonra Marmara Üniversitesi Başıbüyük Kampüsünde bulunan Diş Fakültesi yerleşkesine ulaştım. Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne Gebze’den hangi yollarla gidebileceğinizi aşağıya serpiştirdim ve biri ile ilgili detaylı bilgi verdim.

  • 17B Kartal arabasına binip, Kartal metroda inecek ve oradan da direk hastane önüne gidebileceğiniz otobüse binebilirsiniz.
  • Marmaray hattını kullanarak İdealtepe istasyonunda inebilirsiniz ve 3,6 kilometre yürüyerek hastaneye ulaşabilirsiniz.
  • Gebze-Harem minibüsleri ile Maltepe köprüsünde indikten sonra 1,6 kilometre yürüyerek hastaneye ulaşabilirsiniz ya da köprüden hastaneye giden araçlara binebilirsiniz.

gebzeden_marmara diş hastanesine-gidiş

Dönüş yolunda ise hastane önünden İstanbul Belediyesinin araçlarına binerek Küçükyalı Metro istasyonunda indikten sonra Metro ile Kartala gidebilir ve 17B ile evinize dönüş yapabilirsiniz ya da Küçülyalı metro ile Ayrılık Çeşmesine gidebilir ve oradan da Marmaraya aktarma yaparak tren ile Darıca’ya dönebilirsiniz.

Warning! Bu sitedeki herhangi bir yazı, resim, makale, haber tamamen Business.Blog by sametsahin.com.tr ‘ ye aittir. İstediğiniz zaman www.sametsahin.com.tr bağlantısını kaynak göstermek şartı ile copy+paste yapabilirsiniz
Please follow and like us:
error

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here